Bir bebeğin durumu sizi çok fazla merakta bırakan bir paketin açılmasına benzer. İçinden çıkanlar ise umduğunuzdan da heyecan verici, büyüleyici ve güzeldir. Bir mucize, kusursuz, güzel ufacık ağız, kulaklar. Tombiş minik ayaklar, dünyaya karşı yumruk olmuş eller. Sevginle biçimlenen yeni bir yaşam.. Artık anne olmak… Hoşgeldin bebek …

Yeni doğmuş bir bebeğin önceleri tek istediği şey beslenmek, sıcaklık ve uyumaktır. Öylesine kusursuz, öylesine savunmasızdır ki.. Onun sonu gelmez isteklerinden biraz şaşkın biraz sinirli…

Anne nedir , Anne olmak nasıl bir duygu ? , Anne olmak ne demek ? sorularının cevabı yavaşça anlam kazanmaya başlar. Kocaman cüssenizin ve deneyimsizliğinizin bilincinde olarak elinizden geleni yaparsınız. Sonra bir gün birdenbire gözlerinin size baktığını, sizi tanıdığını ve yüzünün aydınlandığını görürsünüz.

O benzersiz gülücük, o saf mutluluk, o sonsuz güven bütün huzursuzlukları, karmaşık duyguları yok eder. Ve keşfetmenin uzun, keyifli yolculuğu başlar artık.

Kuşkusuz işinizle, dostlarınızla, başka uğraşlarla, çevrenizdeki dünyayla gene ilgileneceksiniz.

Eskiden de olduğu gibi..

Ancak yaşamınızda bir öncelik olacak artık. Beyninizin bir köşesini hep başka bir şey meşgul edecek. Yaşamınızın odak noktası değişti. Artık kucağınızda.

Bir bebek “biz” sözcüğünün anlamını derinleştirir.

Birlikte sessizlikleri paylaşmayı, konuşmadan anlaşmayı, dostluğu, tembel pazar kahvaltılarını öğrendiniz.

Artık gece emzirmelerinin, karın ağrılarının, nezlerin, diş çıkarmaların, huysuzlukların, ağızdan püskürtülen mamaların, beklenmedik korkuların dünyasında farklı bir sevgiyi öğrenmeniz gerekiyor.

O denli de zor değil. Uzanan kollar, paylaşılan kokular, paylaşılan kahkahalar..

Bebeğiniz sere serpe aranızda uyurken fısıldayarak yaptığınız konuşmalar. Banyo zamanı ve oyun zamanları.. Dudaklardaki ani gülücükler..

Her gün yepyeni şeyler; ilk sözcük, ilk adım yani ilk olan herşey. Daha yalın ama düşleyebileceğinizden daha zengin bir yaşam. Bir zamanlar sevgiliydiniz, dosttunuz. Artık kopmaz bağların dokuduğu bir aile oldunuz.

TEK BİR GÜLÜCÜK YETER

Çeşitli kararlar alırsınız; şunlar yapılacak, şunlar yapılmayacak, “bir çocuğun bütün hayatımızı belirlemesine izin veremeyiz” türünden gibi. O yalnızca size bakar ve gülümser. Siz sonra onun gülümsemesini görünce aldığınız bütün kararları unutursunuz. Bebek savunmasızdır, konuşamaz, fazla gücü de yoktur. Kendini savunmak için bildiği tek; gülümsemektir. Bu gülümseme, insan ırkının devamını sağlamaya yeter.

Bir bebeğin gülücüğü şunları söyler: “O sensin anımsadım.” ” Sana güveniyorum.” “Seni seviyorum.” “Sen de beni sev, lütfen.” Anne ve çocuk arasında derin bir bağ vardır. Anne olmak meşakkatlidir.

Size bakar. Boş, şaşkın bakış. Sonra birden gözleri parlar ve güler. Bu yürekten kopan bir armağandır. Başka armağanlara benzemez. Çamaşır, temizlik, ütü, yemek… Düzensiz ve uykusuz geçen günler. Bebekler sinir sisteminize pahalıya malolurlar.

Ama tek bir gülücükle bütün borçlarını öderler. Anne olunca anladım dersiniz.

NEŞELİ GÜNLER

Bir çocuk önce ışığı, sonra da tek bir yüzü keşfeder. Bir süre için bu yüz onun bütün dünyasıdır. Daha sonra gülümseyen, neşeli başka yüzler gelir. Sonra parlak eşyalar, çiçekler, ağaçlar, kediler, köpekler, kuşlar, otobüsler, arabalar, yolu kazan işçiler.

Ama gece olduğunda ille de hep o ilk göz ağrısı yüzler ve onların günü noktalayan öpücükleri… Bebeğiniz varsa artık büyüklerin dünyasında bazı şeyleri yapmanız için çok iyi bir nedeniniz vardır.

Bebeğiniz artık sırtüstü yatıp havaya tekmeler atabilir, kumdan kaleler, çamurdan pastalar yapabilir. Salıncakta sallanabilir , şarkı söyleyebilir, dans edebilir ve suratınızı buruşturabilirsiniz. Tek istediğiniz şey keyifli bir mırıldanma, birdenbire şaşkınlıkla açılan gözler, minik bir gülücüktür.

Nasıl olurda bu denli küçücük bir şey yaşamımıza odak, evrenin merkezi olabilir.

Gün gelir 6 altık bebeğinize bakar daha önce onsuz nasıl yaşadığınızı merak edersiniz. Bilir misiniz, bir baba yeni doğmuş, çocuğunu ne denli ürkerek nasıl sakınarak ve sevgiyle kollarına alır? Babanın duyduğu büyülü bir sevgidir.

UYKUSUZ GECELER VE GECE ZİYAFETLERİ

Bebeğiniz sizi çok sever. Onunla konuşmanızdan hoşlanır. Sizinle birlikte olmaya bayılır. Özellikle de geceleri canı sıkıldığında. Anne olmak her sabah bitkin, yorgun, tükenmiş olarak güne başlamaktır. Bebekleri uyutmadığından değil kendileri uyumaya cesaret edemedikleri içindir.

Önce kıkırdamalar başlar, sonra ağız şapırtıları, mırıldanmalar, burun çekmeleri.. Tiz ısrarlı bir çığlık. Gece ziyafeti zamanı geldi. Anneler uyanmalı. Bebeğinin minik başı iki yana devrilmeye başlar, göz kapakları ağırlaşır, sonra bütünüyle kapanır. Düzenli derin derin soluk almaya başlar. Yavaşça kaldır şimdi. Yatır ve üstünü ört..

BEBEKLER NEDEN ÇOK SEVİLİR ?

Çünkü bebekleri memnun etmem inanılmaz derecede kolaydır. Yaptığınız başka hiçbir şey onları bir “Ce ee” kadar güldüremez. Yalnızken bile şarkı söylemeye çekineceğiniz bir sesiniz olsa bile, hiç aldırış etmeyin. Bebeğinize bütün gün istediğiniz kadar şarkı ve ninni söyleyebilirsiniz. Bebekler dünyanın en iyi dinleyicileridir.

Bu dünyada hiç kimse bir başkasının, özellikle de kendi çocuğunun efendisi değildir. Bebekler bu gerçeği bilmezler. Onlar tepeden tırnağa kadar size sahip olduklarına inanırlar. Doğa, bebeklere kulağınızı sağır edecek güçte çığlık atma yeteneği vermiştir. Oyalanmayı sevmezler. Şimdi isterler. Bebeğinizin çığlık atması dışında bir de başka silahı vardır. O da, dudağını asmak.

Hiçbir sözcük hiçbir bebeğin gözyaşları kadar etkili değildir. Dünya çok fazla şey ister, çok az verir. Bir bebek yemek, sıcaklık ve sevginizi ister. Karşılığında da size güven duyduğunu ve sizi sevdiğini gösterir. Tam olarak savunmasız değilidir. Sesleri vardır. Gülücükleri vardır. Ama kendilerini koruyacak başka hiçbir şeyleri yoktur. Dilerim korku bebeklerin düşlerinden uzak durur.

BEBEĞİNİZ SİZE DER Kİ

Sizleri seviyorum. Ama yaşamınızı yeniden düzenlemeniz konusunda ısrar ediyorum. Ben uyuduğum zamn uyuyacaksınız. Ben doyduğumda siz yiyebilirsiniz ancak. Bütün planlarınızı iptal edin. Ben buradayım. Burada yaşamanın temelini atıyorum ve sizler bunu geciktiremezsiniz. Daha sonra uyuyabilirsiniz belki. Daha sonra dinlenebilirsiniz belki. Ama şimdi önce beni doyurun. Bebek bakımı kolay değildir. Ama anneler üstesinden gelir.

ANNE BABA OLMAK

Dışarı çıkarken yanınıza aldıklarınız dünyanın öbür ucuna giderken alacaklarınız kadar çoksa; bütün dünyanın masum yavrunuz karşısında ölüm tuzağı hazırladığını düşünüyorsanız.; dünyanın herhangi bir yerinde çocuklarla ilgili her türlü üzücü olaylar yüreğinizi acıtıyorsa; üzerinize bırakılan kusmuk için “Ne olacak yani alt tarafı bir kusmuk, mis gibi valla” demeye başlamışsanız; bir arabadan ancak 10 dakikada inebiliyorsanız.

Giysilere, ayakkabılara, parfümlere bakmaktan vazgeçip bebeğiniz için minik kıyafetler ve oyuncak ayılar karşısında büyüleniyorsanız, küçük bir çocuğun iki kişilik yatağınızın yarısından fazlasını kaplayabildiğini farkettiyseniz; çamaşır makinesi durmadan çalışıyorsa, diş fırçanızın yanında minicik bir diş fırçası daha varsa artık anne baba oldunuz demektir. Annelik duygusu bir başkadır.

Anne olmak kutsal birşeydir. Hoşgeldin bebek yazısından bugünlük bu kadar.. Bebek beslenmesinin püf noktaları başlıklı yazımızı linke tıklayarak inceleyebilirsiniz.

Share

You Might Also Like

1 Yorum

  1. Kübra says:

    Anne olmayı çok istiyorum. İnşallah başarıp bir çocuk sahibi olacağım. Sağlıksal hiç bir sorunum yokken neden olmuyor arayışındayım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir